YokBoyleSite | Her Telden Bilgi Platformu
Sporda Psikoloji ve Kariyer - Baskı Önizleme

+- YokBoyleSite | Her Telden Bilgi Platformu (http://yokboylesite.com)
+-- Forum: EĞİTİM (http://yokboylesite.com/forumdisplay.php?fid=41)
+--- Forum: ÜNİVERSİTE (http://yokboylesite.com/forumdisplay.php?fid=4)
+---- Forum: Fen Fakültesi (http://yokboylesite.com/forumdisplay.php?fid=7)
+---- Konu Başlığı: Sporda Psikoloji ve Kariyer (/showthread.php?tid=5)



Sporda Psikoloji ve Kariyer - admin - 25-10-2017

8cea0e_3dbfe0c83b9e4c79b0860ca08e0bb453~mv2.png
 
Dün oynanan Rusya-Letonya Eurobasket maçının henüz 2.çeyreğinde Letonya'nın en önemli kozlarından Kristaps Porzingis 4 faule ulaşmıştı ve koç doğal olarak onu kenara aldı. (Not: Basketbolda 5 faul alan bir oyuncu oyundan atılır ve o maçta bir daha oyuna giremez) Ayrıca Porzingis bunun yanı sıra her zaman attığı üçlükleri de atamıyordu ve iyiden iyiye hem demoralize olmuş hem de beşinci faulünü yapmamak adına daha çekinerek oynamaya başlamıştı. Sonrasında yine takımına endirekt katkı verip son 1 dakikaya kadar 4 faulünü korudu fakat maç başında kendisinden beklenen 24-25 sayı ve diğer maçlardaki kadar ribaund, top çalma katkılarını sağlayamadı. 
 
Maçla ilgili ikinci oyuncu ise Aleksey Shved. O da Rusya'nın en önemli kozuydu fakat maçta attığı ilk 7 üçlük atışının hiçbirisi girmedi ve ondan sonra üçlük yerine ikilik atışlarla sayı bulmayı denedi. Her ne kadar iki sayılık atışlar başarılı olsa da Shved'in fark yaratmasını sağlayan üçlük atışlar olmadığı için Rusya da maçı kaybetti. 
İlk yarının ortalarında Porzingis 4 faule ulaştığı için Letonya birkaç dakika ne yapacağını bilemez haldeydi ve o arada Rusya 10 sayılık farkı bulup devreye bu avantajla girdi fakat üçüncü ve dördüncü çeyrekte gerek Rusya'da Shved'in devreye girememesi gerekse Letonya antrenörünün farklı varyasyonlar denemesi ve onların sonuç vermesi sayesinde maçı 15 sayı farkla kazandılar.
 
Şimdi gelelim maçın yazımızı ilgilendiren kısmına. Porzingis 4 faule ulaşıp kenara geldiğinde ona "kısa terapi" uygulanamaz mıydı? Sınırda olduğunu unutturmadan tekrardan isabetli şutlar atmasını sağlayan bir "sporcu terapisti" işe yarar mıydı? Aynısını Shved için de düşünebilirsiniz. İlk 4-5 tane üçlük atışını kaçırdığında kenara gelip sporcu terapistiyle birkaç dakikalık vakit geçirip ritmini yakalayabilirdi. Letonya'nın antrenörü farklı oyunculara sorumluluk yükleyerek maçı kazandı fakat her rakibin en önemli oyuncusu Shved gibi formsuz olmayabilir. İlk maçta Sırbistan'a karşı 10 sayı fark yemeleri bu düşüncemi doğruluyor. Porzingis yine aynı şekilde 2.çeyrekte 4 faule ulaşmıştı ve gerek maç boyu tutuk kalması gerekse farklı oyunculardan da verim alınamadığı için kazanamamışlardı. 
 

8cea0e_4c4f2f7c65ed49f0a15320c2128ee4a7~mv2.png

 
İkinci örneğimiz ise geçen gece oynanan Del Potro - Dominic Thiem karşılaşmasından. Amerika Açık turnuvasının son 16 turunda oynanan bu maçta Thiem 2-0 öne geçti ve çeyrek finale çıkması için 1 set daha alması yeterliydi. Bu aşamada Del Potro adeta "Ya herro ya merro" diyerek tüm varlığını sahaya koydu ve setlerde durumu 2-2'ye getirdi. Son sette ise artık herkes Del Potro'nun alacağını iyice düşünmeye başlamış ve bu epik maç sonucuna kendisini hazırlamıştı. Açıkçası oynadığı oyun gösterdi ki Thiem de son sette bunu düşünmeye başlamıştı çünkü Del Potro artık "momentum"u yakalamıştı. Bu kavramı özellikle basketbol ve teniste sıklıkla kullanırız. Fizik bilimi için ayrı yeri olan momentumu biz kendi açımızdan değerlendirelim. Skor 2-2 olduğunda momentumu Del Potro'dan alıp Thiem'i maça tekrar hazırlayan bir "kısa terapi" yapılabilir miydi? Görselde gördüğünüz hatalı atış sonucu elenmesinin önüne geçilebilir miydi? Ben bunun olabileceğini düşünüyorum.
 
Peki nasıl olacak? Bunun için iki tane seçenek var: Birincisi, her spor kulübü ya da bireysel sporcular kendi terapistini tutabilir. Ben bunu pek olası görmüyorum çünkü gerek teniste gerekse basketbolda zaten antrenör biraz da bunun için var, o nedenle böyle bir ekstra terapistin varlığı antrenörün otoritesini sarsar, bu nedenle farklı olumsuzluklar yaratır. Bu noktada sizler, kulüp ve bireysel sporcu antrenörlerine bunu öğreten bir uzman olabilirsiniz. Mesela bir sporcu önde olduğu maçı kaybetmek üzereyken nasıl tekrar odaklanabilir? Taraftarı çok ateşli olan bir deplasmana giden takımın sporcuları nasıl maç boyunca en yüksek verimi sağlayabilir?
 
Bunu yapabilen antrenörler var fakat bu onların karakteriyle alakalı bir durum. Obradovic gibi bir koç bu terapiyi öğrenmeye ihtiyaç duymayabilir fakat ikna konusunda daha düşük seviyede olan herkese fayda sağlayacaktır. Psikoloji, PDR, Sosyal Hizmet gibi bölümlerde okuyup bu konuyla ilgilenen biriyseniz ilk olarak yapmanız gereken; nörobilim üzerine uzun süre okuma yapmak. Bu tip bir terapi kısa sürede olmaz zaten, belki 1-2 yıl sonunda somut veriler elde edebilirsiniz. Sürekli maç izleyip notlar almanız, ulaşabilirseniz o sporcularla konuşup psikoloji üzerine konuşmalar yapmanız, iş ciddi boyuta geldiğinde de nörolojik testler uygulamanız gerekiyor. Bu aşamadan sonra elinizde bazı tezler oluşacaktır. O tezler de zaten sizin kendi terapinizi geliştirmenize vesile olacak.
 
Benim önerim, bunu akademik çalışma ile birleştirmeniz. Hem böylece birilerine ulaşırken daha avantajlı olabilirsiniz. Bunun kesin olacağını, tüm adımları uyguladığınızda tüm kulüp ve bireysel sporcu antrenörlerinin sizden ders alacağını iddia edemem; zaten hayatta hiç kimse size geleceği dair bir şeyi kesin olarak söyleyemez. Fakat bu ilginç bir kariyer yolculuğu olabilir, bu açıdan düşünmenizi ve araştırma yapmanızı öneririm. Geliştirdiği terapi şekli tüm dünyada ses getirmiş, spor camiasına damga vurmuş bir terapist olarak neden anılmayasınız ki? Her şey sizin vizyonunuza ve istemenize bağlı.